Posted by Hesen Usen Bor (neql) on 30/11/2011, 12:28:48

Genc bir insansiniz,evinizde oturmus su veya bu gazete veya dergiyi ve belkide bir kitabi okuyorsunuz.Yaninizda anneniz de oturuyor.Onun sizinle bir dialog arayisina siz ara sira him him diyorsunuz.Anneniz:"Oglum,ne var su gazetede?"diyor.Öyle ya ,ne yaziyor bu kitaplar,dergiler,gazeteler?
Yabanci dilleri anlamiyor ve okur-yazar degil.Sizde kendisine okuyamiyorsunuz!Ozaman bu kitaplar,dergiler,gazeteler neden ZAZACA yazmiyor diye düsünmezmisiniz?
Bir dili,dil veya sive yapan ögeler nelerdir?.Bizim dilimiz hangi kriterlerle,nasil ve nerede gösteriliyor?Her seyden önce,sunu acikca belirtelim:Bizim bir seyler kanitlamaya calistigimiz yok.Ortada tüm ciplakligi ile duran seyleri kanitlamaya calismak tamamiyla abzurd bir tutum demektir.Ispati gerekli olmayan acik ve gercek olgulari ispatlamaya kalkismak,dogru degildir.Dilimiz üzerine,ilk etapta dolayli ve yüzeysel bir sekilde cok az seylerin yazilmasina karsin;bunlarinda,lanse edillen genellerle,genel kanilarla uyusmadigi ve yine Zazaca´nin kendisi degil de,baska bir sey olarak gösterilmesi cabalarina dikkatinizi cekmek istiyoruz.Biz bu carpitmalari parmak ile göstermeye calisacagiz.
Amacimiz,dilimiz üzerine yazilmis informasyonlari kabaca da olsa,insanlarimiza ve kamuoyuna aktarmaktir.Bilgi aktarmanin ikna etme ile bir ilgisi yoktur.Ancak bir konuda hic bir sey bilmeyen bir kisi,kendisine aktarilan;cimbizla secilmis,tekyönlü ve maksatli"bilgi"lerle samanlikta igne arama durumuna düser.
Iste,dilimiz üzerine yazilan bu calismalardan,kasitli olarak,bütünlügü bozularak verilen bazi aktarmalarla"Zazaca sudur veya Zazaca budur"biciminde,insanlari manipule etme cabalarina bir nebze de olsa karsi durmak icin bu aktarmalari yaptik.Önemli olan nokta da;Zazaca ile ilgili yazilan bu bazi bilimsel ve yazili kaynaklardan nelerin yazildigini kisa ama toplubir sekilde insanlarimiza ve kamuoyuna sunmaktir.
Cok bilmislerin aynii verisizlik veya verilerle yola cikmalarina karsin,ayri ayri iddialara varmalari,baskalarini manipule etme isteginden kaynaklaniyor.Dilbilimin kesin kaide ve kurallari vardir.Bu kaide ve kurallar tüm diller icin aynidir.Iste bu kaide ve kurallar süzgecinden ZAZACA kendi basina bagimsiz bir dil olarak cikiyor.
ZAZACA üzerine calismalari yayinlanmis dilbilimcilerin basinda sirasi ile;Peter Ivanovich Lerch,Oskar Mann,Karl Hadank ve Terry Lynn Todd ile Gorani calismalari dolayisiyla ZAZACA´ya dolayli deginen,David N.MacKenzie gelir.Bunlarin disinda kalanlarin ZAZACA üzerine calismalari yoktur.Irani diller üzerine calisanlar ZAZACA ile de temasa gecmis ve bazi konularda bu dilden de sözetmislerdir.F.Müller´den P.Lerch´in calismalarinin kisa bir tekrari ile A. von Le Coq´un yazdigi bazi metinler de anilmaya deger olmakla birlikte,ayni zamanda ZAZACA üzerine ilk calismalardir da.
Yukarda adini saydigimiz dilbilimcilerin calismalari,ilk etapta Siverek ve
Kor Zazacasi üzerine yapilmistir.Yine sözkonusu siveyi veya siveleri konusan insanlarimizin"cami iliskisi"cercevesinde Kürtler ile ic ice olusu ve Kürtler ile karsilikli iliskilerden etkilenmis olan dilimizin,sade bu sivesi üzerine vardiklari sonuc;P.Lerch disinda,ZAZACA´nin kendi basina bagimsiz bir dil oldugudur.P.Lerch ise ZAZACA üzerine ilk calismis olmakla birlikte cikarmak istedigini ilan ettigi Zaza Gramatigini de cikaramamis.Ve ZAZACA´nin,Kürtce konusanlar icin tek tek sözcüklere varincaya den anlasilmaz oldugunu da belirtmekten geri kalmamistir.
Herkesin ZAZACA´nin merkezi gördügü DERSiM´de konusulan ZAZACA´nin yani sira öteki siveleri üzerine de bir dilbilimsel calisma yapilmamistir,daha dogrusu yayinlanmamistir.Tecrübelerimiz isiginda vardigimiz kani;Siverek ve Kor Zazacasi´nin;ZAZACA´nin öteki siveleri kadar ariligi(sözcük alis-verisi)koruma,asina karsin,dilbilimcilerin vardiklari sonuc da anlamlidir.Durum böyle iken,dilimizin herhangi bir dilin lehcesi olarak gösterilmesi ciddiye alinir bir sey olmamakla birlikte düsündürücüdür de.
ZAZACA üzerine arastirma yapan dilbilimcilerin,ZAZACA´nin bir dil oldugu seklindeki görüslerinin yadsiniyor olmasiyla birlikte,bu görüsü yadsiyanlarinda ZAZACA üzerine bilimsel calismalarinin olmayisi ve gene bu cevrelerce de;ZAZACA üzerine hic arastima-incaleme yapilmamis ,geleneksel bir yazi dili olmadigi gibi,üc-bes yazi disinda bir seyler de yazilmamis iddialari var.Peki;hic arastirilmamis,incelenmemis,yazilmamis,cizilmemis bir ZAZACA´yi nasil oluyorda baska dil veya sivelerle karsilastirabiliyorsunuz ve bu karsilastirma sonucundan da ZAZACA su veye bu dilin sivesidir diyebiliyorsunuz?Sivedir dediginiz dili de ne anliyor,nede konusabiliyorsunuz.
Dogrusu bu eski"bilim"in neden,nicin ve nasil tekrardan moda oldugunu anlamak güc.Bununla birlikte bunu,keyfi degerlendirme olarak da algiliyamayiz.Insanlik tarihi bu konudaki örnekleri ile ibret vericidir.Sorun,bizim dilimizi veya sivemizi veyahut dillerimizi bir kilifa,bir seylere uydurmamiz olmamalidir;bilakis,dilimizin nesnel olgularini görmeli ve öyle ele almaliyiz.Yani sorun;insanlarin,toplumlarin birbirlerini her yanlari iile olduklari gibi,nesnel gerceklikleri ile kabul etmeleri ve birlikte yasama istek ve iradelerini göstermeleri ve gelistirmeleri ilgili olmalidir.
Dilimiz tarihsel ve nesnel bir olgudur.Bu olgu oldugu gibi ele alinmadan,incelenmeden;bir anlamda keyfi ve maksatli bir sekilde ZAZACA,"kesinlikle" bu degil,"kesinlikle"budur demek,gülünc ve ciddiye alinir olmamakla birlikte;bu iddialarin temelinde irkciligin,sövenistligin ve gericiligin oldugu aciktir.Bu ise insan vede insanliktan yana bir tutum degil,bilakis insana ve insanliga karsi,emperyalizm paralelinde,düsmanca bir düsünce,tutum ve harekettir.Iste,biz;bunun karsisindayiz ve herkesin de buna karsi olmasi gerekiyor.Cünki biz,kendimize"layik"gördügümüzü baskalarina da layik;baskalarina"reva"gördügümüzü de Kendimize reva görürüz.Kendimize ne istiyorsak,baskalarina da onu istiyoruz.
Yaptigimiz aktarmalari kesin,degismez gercekler olarak algilamiyoruz.Bunlar,baskalarinin bizim dilimiz üzerine vardiklari sonuclardir.Bunlari incelemekte,sinamakta ve göz önünde bulundurmaya yarar var.Ancak bir de bizim görüslerimizin ve vardigimiz ile varacagimiz sonuclarin dinlenilmesinin yararinin da olmasi yani sira,bunun bizim dogal hakkimiz oldugunu da kimse yadsiyamaz.
Biz,halkimizin genel hafizasina sahip cikma,iradesine saygili olma zorunda oldugumuz gibi,bu istekte oldugumuzu da belirtmek isteriz.Bizim toplumumuz gibi bir toplumda,halkimizin hafizasi ;kitabimiz,kalemimiz,defterimizdir.
Kabaca belirtirsek,bir dilin;dil mi,sivemi?incelemesinde dikkate alinan üc husus vardir;bunlar:
1-Tarihsel gelisme süreci,
2-Dilin yapisi,gramatigi,
3-Kominikasyon(iletisim),baskalari ile anlasabilmedir.
Bunlari acarsak:Irani dillerin tarihsel gelismesine iliskin ortaya konulan veriler,genel olarak bizim icin de gecerlidir."Kurdische Sprachen"yani Kürtce veya Kürt dilleri somutunda ise,durum biraz karmasik olmakla birlikte, aynidir:Marr,Micaelis,Schlötzer,Frederik,Heeren;Vilcevski ve misal olsun diye
Dr.Cesmid Bender gibilerce savunulan:
a)Kürtler´in yerli bir halk oldugu ve "Yafetik"bir dil konusuyorken,sonradan bugün konustuklari dili aldiklari teorisi.
b)Kürtler´in sonradan buraya geldikleri ve kendi dillerini de birlikte getirdikleri teorisidir.
Birbirine zit olan bu iki teoriyi kanitlama imkansizligini göz önünde bulundurarak,buna ragmen ZAZACA üzerine "kesin teoriler" öne sürmeye kalkismak gülünc degil mi?Böylece ZAZACA icin de tarihsel gelisme sürecine iliskin bir sey söyliyemiyecegimizi ve bilmedigimizi kabuledelim.ZAZACA´nin yapisi ve gramatigine gelirsek;yapilan yapisal ve gramatiksel calismalarin verileri;ZAZACA´yi kendi basina bagimsiz bir Irani dil olarak belirliyor ve ortaya koyuyor.Kürt tarih kitaplarinda yazilan ve ZAZACA,günümüze dis etkenlerden en az etkilenerek gelen"sive"dir tespitleri,biraz da bu gercegi,ZAZACA´nin baskaligini ortaya koymuyormu?
Peki;bunun da yetersiz oldugunu varsayalim.Dilbilimsel inceleme ve arastirmalar sonunda ortaya cikan veya ileri sürülen"iddialar"yadsiniyor ve red ediliyorsa;dilimiz hangi bilimsel degerlendirme ve verilerle"Kürtce"nin(Türkce´yi unutmamak lazim,onlarda iddia ediyorlar.)sivesi oluyor?Medce ve eski Farsca´dan gelistigi savunulan Kürtce,hangi dilin sivesidir:Neden Kürtce,Farsca´nin kesinlikle bir sivesi degil de;ZAZACA,Kürtcenin kesinlikle bir sivesidir?Buna ragmen yine dilimizin yapisi ve gramatigi üzerine hic bir sey bilmiyoruz kabul edelim.
Kominikasyona,yani anlasmaya gelince;ZAZACA ile Kürtce arasinda kominikasyon(iletisim)saglanmiyor.Bu Kominikasyon gercegi söyle dursun,Kürtce konusan kac kisi ZAZACA´yi ögrendi veya ögrenebildi ki? Yüzyillarca birlikte yasiyan halklar bir yana birakalim.Onlarca yildir birlikte oldugunuz ZAZA ve Kürt arkadaslarinizla,esiniz-dostunuz ile Kürtce konusmuyorsunuz?Anlasamiyormusunuz?Neden?
Iste bu bile,ZAZACA ve Kürtce´nin birer bagimsiz dil oldugunun yeterli ve belkide artan bir kanitidir.Bu böyle olmamis olsaydi"Kürtce sivesi"olurdu dillerimiz ve Irani dillerin öteki kisimini da,biraz kulak aliskanligindan sonra rahatca anlar ve bunlarada "Farsca sivesi"derdir.
Dil,insanlarin anlasmalarini saglayan bir arac ise ve siz bu araci kullanamiyorsaniz,aracsiz oldugunuzdan calisamaz,yapamak istediginizi yapamaz ve
amaciniza da ulasamazsiniz."ZAZACA konusanlarin büyük bir bölümü(!)Kürtce´yi de
konusmuyormu?"diyorsunuz.Evet,dogru!ZAZACA konusanlarin en azinda Kürtce´yi bilenbilen bölümünden fazlasi ayni zamanda Türkce´yi de diliyor.Sadece Kütce ve Türkce´yi degil daha baska baska dilleri de konusuyor Zazalar.Bunlar ZAZACA´nin siveleri oldugu icin veya ZAZACA bunlarin sivesi oldugu icin degil,Zazalar bu dilleri ögrendikleri icin,ögrene bildikleri icin biliyor vede konusuyorlar.Herhalde hatirlatmakta yarar var.
Ne yani simdi,"Iranicemi(Farsca)"konusuyoruz?Farsca,Kürtce Iranice´nin siveleri midir?Iranice de"Ademce"nin sivesi midir?Irani diller arasinda tüm sive ve dilleri kapsiyan bir bilimsel inceleme-arastirma ve karsilastirma yapilsa;acaba nasil bir sonuc cikar?Bunu merak etmekle birlikte,ZAZACA,Farsca,Kürtce birbirleri ile karsilastirilsa,acaba ayriliklari ve birliktelikleri nasil bir sonuc verir?Özelde de bunu merak etmekle birlikte,sizin de merak etmenizi ve yapabildiginiz kadari ile karsilastirmanizi isterim.Sizde isterseniz bir deneyin.
Ayni kaderi paylasan insanlarin dayanismasinin ve kaderlerine isyanlarinin;onlarin nesnel gercekleri dogrultusunda kardesce ve esitce;karsilikli anlayis ve hosgörü ile,gelistirdikleri iliskileri ile bagintili oldugunu,bunun bir halk veya ulus olmayla alakasinin olmadigini,olmamasi gerektigini düsünüyoruz.
Bu bakimdan, mezhep, din, irk,cinsiyet ve etnik farkliliklarin, baskalarinca kendilerinin cikari icn bir arac olarak kullanilmasi,bizi birbirimiz ile karsi karsiya getirmek istemeleri ve yine bizi sürekli,potansiyel suclu olarak göstermelerine karsin;biz,bu ayriliklarimizi görmemezlikten ve duymamazliktan gelemeyiz.Böyle görürseken basta kendimize zarar vermekle birlikte,bize karsi olanlara da yardimetmis oluruz.Bunun icindir ki bütün ayriliklarimizin ve birlikteliklerimizin bilincinde olmak,acikca ve net bir sekilde dile getirmek, karsilikli saygi ve anlayis zeminini olusturmak zorundayiz. Aksi taktirde bu, bizim bir zaafimiz olarak her zaman bizim alehimize kullanilabilinir ve kullanilir. Sayet hepimizin istedigi "insan" olarak yasamaksa, bunun mücadelesini birlikte vermek zorunda oldugumuz gibi,birlikte ve yanyana yasamasini da bilmek zorundayiz. Iste, bu birlikte ve yanyana kardesce, esitce yasama istek ve kabiliyetimizi kesin birbicimde ifade edip, somut
olarak neyin nasil düsündügümüzü,gördügümüzü dile getirip, pratigimizlede bunu göstermek ve kanitlamak zorundayiz.Karsilikli saygi,güven,anlayis ve hosgörünün gelismesi,birlikte yasama istegi ve yasama mücadelesi verme zeminini olusturur ve pekistirir.Mazlum halklarin özgürlügü yakalamalari ancak böylesi bir zeminde mümkündür.
Yakin tarihimizde yasanan Dersim katliamindan bizim kendi icimizde cikarmamiz gereken dersler oldugu gibi,Kürtler´in de cikaracaklari dersler vardir!Kürt aydinlarinin,somut gercegimize karsi özellikle duyarsiz kaldiklarini görüyoruz,bu yönleriyle onlarin Türk aydinlarindan farki ne?Bilindigi gibi,bilim ;ihtiyaci olanlar tarafindan üretilir.Bizim ise bilime ihtiyacimiz vardir.Ve ihtiyacimiz olan bilimiüretmeli vede kullanmaliyiz.Burada
toplumun ilerici unsurlarina büyük görevler düsmektedir.
Kimlik arayisi sürecinde gelisen"ulusal bilinc"yapilanmasinda,toplumun ilerici unsurlarina ve sosyalist düsünceye,sosyalist tavira düsen görev önemli oldugu gibi belirleyici bir ölcüttür de.
Kendilerini birer"devrimci","sosyalist"veya "komünist"olarak niteleyen bu hareketlerin,bu saydiklari sifatlarla ne kadar uyum icinde olduklarinin;bizim yani ZAZALAR/KIRMANC/DIMILi/MA acisindan ne kadar "laf" ne kadar"hareket"olduklarinin,bir göstergesidir.Bir sosyalist düsünün ki,bazi yabanci dil ve"has"anadilleri konusanlarin ve bilenlerin disinda kalan;baska bir"ham"anadili olan,mesela tek ZAZACA konusan insanlari görmemezlikten,duymamazliktan gelerek yok kabul etsin ve arkasindan da sözcük edebiyatina baslayip,bazi basma kalip sözler sarf ettikten sonra;"Hic bir seyi vardan yok,yoktan var edemeyiz."desin,Zazalar da buna inansin!
Biz sosyalizmi her seyden önce bir bilim,her alanda dürüstce ve esitce bir yasam tarzi olarak algiliyoruz.Özgürlügü,esitligi,onuru,dili,kültürü yani temel insan hak ve degerleri gasp edilmis insanlarimizin durumuna karsin"sosyalist tavir"in vurdum duymazligi bizim acimizidan sosyalist hareketin
ne kadar"sosyalist",ne kadar"devrimci",ne kadar"komünist" ve ne kadar hereket
oldugunun ölcütüdür!
Bizim, kimseden kimligimizi savunmasini istedigimiz yok. Fakat savunulan ve savunulmasi ile korunmasi gereken insanligin evrensel degerleridir.Konumuza dönersek,bu,bizim acimizda somut anlami ile etnik kökenimiz ve dilimizdir.Dil,cokcasöylenildigi gibi bir"arac"tir,ayni zamanda;türküdür,masaldir,tarihtir,edebiyat ve insandir bizim gercegimizde.Kaldi ki düsünmenin yaninda bu"arac"la bugün"insan"sin.
Bizden;bizim kendimizden baska her sey olmamizi isteyenler dilimizde bize bir"Ma ve xer di"yi bile cok gördükleri gibi,bu merhabayi telafuz etmekle de bosa nefes tükettiklerini,yazmakla da bosa mürekkep harcadiklarini,bununsa"israf"oldugunu düsünüyor olmalilar.Aksini düsünen varsa,biz yaniliyor ve duygusal davraniyoruz diyen diyen varsa,"Sosyalist hareket"in su"parti"programlarindan bize hitap eden,dilimizde yazilmis bir nüshasini bize göstersin.Rica ederiz.
Bazen kimi"ilerici"ve düsünür"lerin karsisinda olduklarini söyledikleri T.C.`nin resmi ideolojisinden nasil etkilendiklerini;irkci,soven ve gayri insani yanlarini bile nasil kendi yararlarina,devrim ve devrimcilik adina kullandiklarini hayretler icersinde görmemek mümkün degil.Yine bu"ilerici"ve"düsünür"lerin"Zaza Kökenli"lerinin kendilerine ne kadar yabancilastiklarini,icinden ciktiklari toplumdan ne kadar sikildiklarini,utandiklarini özellikle onlarin"Ilerici"ligine ve"düsünür"lügüne yorumlamak lazim!
http://zazaki.de
Message Thread
![]()
« Back to index